Published on Ekim 29, 2007 yapan Muharrem Zeren
Bir gün olsun unutunca
Dışımda kalıyorsun
Oysa seni düşününce
İçime sığmıyorsun
Zaman zaman o zaman
Zaman zaman o zaman
Gözlerimi kapatınca
Yanımda oluyorsun
Seni öpsem,seni okşasam
Farkına varmıyorsun
Hergün akşam oluşunda
Kadehime doluyorsun
Yudum yudum, damla damla
Düşüncem oluyorsun
Sigaramın dumanında
Dudağıma konuyorsun
Her nefeste derin derin
İçime doluyorsun
Zaman zaman o zaman
Zaman zaman o zaman
Fikret Kızılot
Published on Ekim 29, 2007 yapan Muharrem Zeren
Önsöz
İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,
İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları oralak ilan edilmiş bulunmasına,
İnsanin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına,
Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirilmesini teşvik etmenin esaslı bir zaruret olmasına,
Birleşmiş Milletler halklarının, Antlaşmada, insanın ana haklarına, insan şahsının haysiyet ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine olan imanlarını bir kere daha ilan etmiş olmalarına ve sosyal ilerlemeyi kolaylaştırmaya, daha geniş bir hürriyet içerisinde daha iyi hayat şartları kurmaya karar verdiklerini beyan etmiş bulunmalarına,
Üye devletlerin, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile işbirliği ederek insan haklarına ve ana hürriyetlerine bütün dünyada gerçekten saygı gösterilmesinin teminini taahhüt etmiş olmalarına,
Bu haklar ve hürriyetlerin herkesçe aynı şekilde anlaşılmasının yukarıdaki taahhüdün yerine getirilmesi için son derece önemli bulunmasına göre,
(more…)
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Hasretinle beni hasta eyledi
Halımı sormaya yar sen mi geldin
Şu garip gönlümün bağı bostanı
Ayvası turuncu nar sen mi geldin
Bülbüller ötüyor dostun bağında
Arzum yarım kaldı göğsün ağında
Ellerim kelepçe cellat uğrunda
Kollarım çözmeye car sen mi geldin
Abdal Pir Sultan’ım sen seni düşün
Güzelsin sultanım bulunmaz eşin
Giyinmiş kuşanmış türlü kumaşın
Bezenmiş bedestan şar sen mi geldin
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Yine dosttan haber geldi
Dalgalandı taştı gönül
Yar elinden kevser geldi
Derya gibi çoştu gönül
Kılavuzum Şah-ı Merdan
Çevresi dopdolu nurdan
Şunda bir hercayi dosttan
Neylersin, vazgeçti gönül
Sır Ali’deki sır idi
Seyr edeni sever idi
Ben kulu da kemter idi
Pir aşkına düştü gönül
(more…)
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Gelmiş İken Bir Habercik Sorayım
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın
Gerçek Erenlere Yüzler Süreyim
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın
Alçağında Al Kırmızı Taşın Var
Yükseğinde Turnaların Sesi Var
Ben De Bilmem Ne Talihsiz Başın Var
Niçin Gitmez Yıldız Dağı Dumanın
Benim Şah’ım Al Kırmızı Bürünür
Dost Yüzün Görmeyen Düşman Bilinir
Yücesinden Şah’ın İli Görünür
Niçin Gitmez Yıldızdağı Dumanın
(more…)
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Mühür Gözlüm Seni Elden,
Sakınırım Kıskanırım.
Esen Yelden, Uçan Kuştan,
Sakınırım Kıskanırım Hey.
Havadaki Turnalardan,
Su İçtiğim Kurnalardan,
Hem Anamdan Hem Babamdan,
Sakınırım Kıskanırım Hey.
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Published on Ekim 18, 2007 yapan Muharrem Zeren
Published on Ekim 17, 2007 yapan Muharrem Zeren
Şad olup gülmedim eller içinde
Soldu benim gülüm güller içinde
Bir bahtı karayım kullar içinde
Gitti yarim gurbet elden gelmedi
Gurbete gideni gelmez diyorlar
Akar göz yaşları dinmez diyorlar
Öksüzler murada ermez diyolar
İşte benim nazlı yarim gelmedi
Published on Ekim 17, 2007 yapan Muharrem Zeren
Urfa’nın Etrafı Dumanlı Dağlar,
Ciğerim Yanıyor Aney Gözlerim Ağlar,
Benim Zalim Derdim Cihanı Dağlar.
Gezme Ceylan Bu Dağlarda Seni Avlarlar,
Anandan Babandan Yardan Ayrı Koyarlar.
Urfa Dağlarında Gezer Bir Ceylan,
Yavrusunu Kaybetmiş Ağlıyor Yaman,
Yarimin Derdine Bulmadım Derman.
Gezme Ceylan Bu Dağlarda Seni Avlarlar,
Anandan Babandan Yardan Ayrı Koyarlar.
Ceylan Senin Gibi Yüreğim Yara,
Cihanda Derdime Anam Bulmadım Çare,
Bir Yavru Kaybettim Gözleri Kara.
Gezme Ceylan Bu Dağlarda Seni Avlarlar,
Anandan Babandan Yardan Ayrı Koyarlar.
Published on Ekim 17, 2007 yapan Muharrem Zeren
Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanımmı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanımmı var
Dirilirler dirilirler gelirler
Huzur-u mahşerde divan dururlar
Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanımmı var
Karacaoğlan der ki ismim öğerler
Ağu oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever diye isnat ederler
Benim Haktan özge sevdiğimmi var
Published on Ekim 17, 2007 yapan Muharrem Zeren
Salındı bahçeye girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menekşe boyun eğdi
Gül gızardı hicabından
Yar Ali yar yar Ali yar
Bahçanın gapısın açtım
Sandım ki cennnete düştüm
Ben o dosttan ayrı düştüm
Elin dilinden
Yar Ali yar yar Ali yar
Bahçanın kapısı güldür
Dalında öten bülbüldür
Sefil Emrah sana kuldur
Bağışla geç günahından
Yar Ali yar yar Ali yar
Aşık Emrah
Published on Ekim 13, 2007 yapan Muharrem Zeren
Uzun İnce Bir Yoldayım,
Gidiyorum Gündüz Gece.
Bilmiyorum Ne Haldeyim,
Gidiyorum Gündüz Gece.
Dünyaya Geldiğim Anda,
Yürüdüm Aynı Zamanda.
İki Kapılı Bir Handa,
Gidiyorum Gündüz Gece.
Şaşar Veysel İş Bu Hale,
Gâh Ağlaya Gâhi Güle.
Yetişmek İçin Menzile,
Gidiyorum Gündüz Gece.
Published on Ekim 13, 2007 yapan Muharrem Zeren
Yoruldum Yorgunum Fazla Gidemem
Neler Etti Kahır Beni Zulm Beni
Kolay Değil Ben Bu Derdi Çekemem
Zalimin Elinde Koydu Hal Beni
Arsız Değilidim Arsız Ettiler
Saldılar Gurbete Yurtsuz Ettiler
Yardan Ayırdılar Yarsız Ettiler
Şimdi Gizli Gizli Kınar El Beni
Akarsuyu Aşka Yaktı Yaradan
Ömür Bir Gün Gibi Geçti Aradan
İşte Geldim Gidiyorum Dünyadan
Oturmuş Bekliyor Kuru Sal Beni