Teoman - 17

Boşver beni
Mühim değilim
Bu O’nun hikayesi
Çok beyazdı, kir tutardı
Ömrü kelebek kadardı
Mektupları şişedeyken
Bir de bakmış deniz yokmuş
Tek başına dans ederken
Mutsuzluktan sarhoşmuş
Daha 17′ymiş.
Oyundan kalkmak isterken
Kağıtlar dağıtılmış
Bu hava boşluğunda
Artık her şey satılıkmış
Trafikte akmayan
Hep onun seridiyken
Söylediği son şarkı
Elveda Zalim Dünyaymış
Daha 17′miş

Haluk Levent - Yalan

Bugün bambaşka bir gün olacak dedim kendime
Herşeye yeniden başlamanın anı
Aynaya baktım gülümsedim
Topladım dağınık eşyalarımı
Hatta kendim boyadım yazlık pabuçlarımı
Selam vermedim sevmediklerime bile bugün
Anamı aradım şaşırdı kadın
Adını anmadım
Seni tanıyan dostlarıma bugün hiç uğramadım

Hergün unuttum diyorum
Artık bitti bugün yepyeni bir gün
Sonra küçük bir bakışın senin
Küçücük bir gülüşün alevlendiriyor külleri

Soranlara unuttum diyorum
Adı neydi hatırlamıyorum
Ben artık sevmiyorum
Yalan
Ama öyle demiyor içim
Susmuyor susmuyor kalbim
Hala deli divaneyim

Nereye gitsem ne yapsam
Herşeyde sen güzelde ve çirkinde
Güzelde sevgin var insafsız
Çirkinde koyup gidişin
Sevmiyorum deyişin

Sezen Aksu - Ağlamak Güzeldir

Aglamak guzeldir
Suzulurken yaslar gozunden
SakIn utanma|

Aglamak ofke delice nefret
Doruklarda ask doyumsuz sevinc
Kahreden keder kIsaca hayat
Ve nefesindir ve nefesindir

Aglamak su gelip gecici dunyada
Herseye ragmen varolmak demek
Aglamak yasanan binlerce duygu
insanca coskunun guzel bir seyidir

Aglamak senin kara dunyada
Hala sevdigin ve hissettigin
Tum guzelligin ve cirkinliginle
Var oldugundur var oldugundur

Sezen Aksu - Adı Menekşe

Bu şehrin meydanlarında, garında, rıhtımında
Sensizlik bir türlü yakamı bırakmıyor
Bütün duraklarda, kahvelerde
Büyük küçük yalanların
Dönüp dönüp vuruyor ansızın beni
Vuruyor yerden yere

Yok ettim salındığın billur aynaları
Şimdi uzun uykuların tam zamanıdır
Bir yorgan misali örtündüm yalnızlığı
Bu yıl da aşk buraya hiç uğramadı

Silinsin izim, hiçliğim sokakta kalsın
Gölgemi yakın, bu dünya beni yok saysın
Emanet ettim bıraktığın her şeyi
Dedim siz susuz bırakmayın menekşeyi

Silinsin izim, hiçliğim sokakta kalsın
Gölgemi yakın, bu dünya beni yok saysın
Emanet ettim bıraktığın her şeyi
Dedim siz susuz bırakmayın menekşeyi

Söz: Meral Okay, Sezen Aksu
Müzik: Sezen Aksu, Aşkın Arsunan

Sezen Aksu - Adı Bende Saklı

Bölünür sancıyla uykular
Sığınak değil en kuytular
Gökte ay on dört ben dolunay
Son hatıranı sinene say
Bu kadarına razıyım yar

Uzak diyarlarda evli barklı
Mutluluk en çok onun hakkı
Bu yorgun kırık dökük hikayede
Adı bende saklı

Dalda muhabbette kumrular
Bana ayrılığı sordular
Dedim afet,yangın dedim kar
Dedim adet aşkı vururlar

Uzak diyarlarda evli barklı
Mutluluk en çok onun hakkı
Bu yorgun kırık dökük hikayede
Adı bende saklı

Sezen Aksu - Adem Olan Anlar

Ben bu dünyaya bir türlü alışamadım
Bu yüzden insan içine karışamadım
Bana mı sordunuz adımı koyarken
Bir küstüm bir daha barışamadım

Uyumlu faniler bana uyumsuz derler
Delirttiniz beni ey ehven-i şerler
Uzlaşırsam namerdim ateşe verseler
Garanti muhabbetlere yılışamadım

Ha desem olmaz a ah desem olmaz
Birine uysa öbürüne uymaz
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman

Sürüden ayrılanları kurtlar yer
Arkanı sağlama al ey akıllı beşer
Ben çatlarım kurallara uyarsam eğer
Ruhumu şeytanla bölüşemedim

Herkesin münasip bir dayısı var
E insanoğlu bu iyisi, ayısı var
Benim zarar bildiğim elaleme kar
Adamını bulup da uyuşamadım

Ha desem olmaz a ha desem olmaz
Birine uysa öbürüne uymaz
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman

Ben seni de sevmedim adem
Doğruyu duymak istiyorsun madem
Alt tarafı bir elma yedik beraber
Zehir-i zıkkım oldu bize bal badem

Ha desem olmaz a ha desem olmaz
Birine uysa öbürüne uymaz
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman
Yalelli yalelli yalelli o zaman

Sezen Aksu - Ada Vapuru

ADA VARUPU YANDAN ÇARKLI
BAYRAKLAR DONANMIŞ CAFCAFLI
SİMİTÇİ KAHVECİ GAZOZCU
ŞİNANAYDA YAVRUM ŞİNA ŞİNANAY
ŞİNANAY ŞİNANAY HOPA ŞİNANAY

ESDİRİR DE ADA YELİ ESDİRİR
SENİ SEVİNDİRİR BENİ KÜSDÜRÜR
LÜKÜS KAMARADA KİMLER OTURUR
ŞİNANAY………..

MÜSLÜMANI YAHUDİSİ URUMU
İSPORCUSU İHTİYARI VEREMİ
KİMİNİN SAÇI UÇAR KİMİNİN ETEĞİ
ŞİNANAY………..

Sezen Aksu - Ablam Aşktan Öldü

Ablam aşktan öldü
Herşey filmlerdeki gibi oldu
Bir hazan yaprağı düşerken
Pencereye bakarak

Son nefesini verdi mucize
Sevgililer buluşamadı
Hayat o’rda o kıyıda
Masalın berisinde kaldı

Hiç yara almadan
Aynadan geçemezsin
Geçemezsin aynadan
Hiç yara almadan

Ablam aşktan öldü
Herşey filmlerdeki gibi oldu
Bir hazan yaprağı düşerken
Pencereye bakarak

Aşktan ölmenin bin yıllık tarihini
Ablam yeniden ama yeniden yazdı

Hiç yara almadan
Aynadan geçemezsin
Geçemezsin aynadan
Hiç yara almadan

Sezen Aksu - 1945

‘BİN DOKUZYÜZ KIRKBEŞ
Gel asırlardan uzanda tut ellerimi sım sıcak
Yoksa bendeki cocukda boyle caresiz kalacak
Öfke ile beslenen cocuklar yanlızdırlar
Ve umitleri ciceklerden acıları tarihlerden

Senin gibi benim gibi onlarda hep insandılar
Ve sevgiye inandılar ve saygıya inandılar
Senin gibi benim gibi
Onlar biraz terkedilmis biraz kuskun cocuktular

Sanki biraz once bilmis
Sanki yetersiz sevilmis
Sanki utandılar kavgadan ve sustular
Öp incilenen goz yasları kurusun inanclarında

Sene bin dokuzyuz kırkbes onlarda hep insandılar
Ve sevgiye inandılar ve saygıya inandılar
Senin gibi benim gibi…

Doktor

Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
- Kulaklarına ne oldu .
sarışın;
- Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü koydum kulağıma .
Doktor;
- Peki öteki kulağına ne oldu? .
sarışın;
- Lanet olası tekrar aradı

Buranın yöneticisi kim?

Amerika da küçük bir kasabada tenha bir pub.. Hayli çarpıcı bir sarışın bara doğru yaklaşır ve barmene doğru eğilir.. Barmen hemen karşılık verir, o da eğilir barın üzerinden sarışına doğru.. Sarışının hareketleri de, sesi de iç gıcıklayıcıdır.. Elini uzatır, parmaklarını barmenin sakallarının içine sokarken konuşur;
- Buranın yöneticisi senmisin? .
Sarışın, barmenin yüzünü iki eli ile okşarken adam yanıt verir;
- Pek sayılmam .
Kadın ellerini barmenin sakallarından saçlarına kaydırırken gene kısık sesle fısıldar;
- Bana yöneticiyi çağırabilirmisin hemen, ona söyleyeceklerim var .
Adamın nefesi kesilir;
- Şu anda çağırmama imkan yok .
Tahrik olduğu artık iyice anlaşılmaktadır..
- Bana söyleyin, ben yardım edebilirim belki .
- Tabii edebilirsin der, sarışın iyice kısıklaştırdığı sesi ile; Bu sırada parmaklarını barmenin ağzına uzatmış, adamın onları emmesine de izin vermiştir..
- Tabii yardım edebilirsin hayatım Ona de ki, bayanlar tuvaletinde, tuvalet kağıdı kalmamış!

Sarışın öğretmen

Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir.
Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak;
- Senin arkadaşın olmamı istermisin? diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte;
- tamam der.
İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen;
- Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun? .
Afallayan çocuk hayretle cevap verir;
- Çünkü ben kaleciyim…

Anlatmam

Bardaki taburede oturan kör adamın biri barmene;
- Hey! Bir sarışın fıkrası duymak istermisin? demiş.
Barmen birden tamamıyle sessizleşmiş. Yanındaki adam fısıltı ile ona;
- Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var barmen sarışın, fedai sarışın, ben de 1.95 boyunda, 200 kg ağırlığında karatede kara kuşaklı bir sarışınım. Bununla birlikte yanımda oturan adam 2.02 boyunda, 225 kilo ağırlığında sarışın bir halterci. Senin sağındaki arkadaş ise 2.20 boyunda, 300 kg ağırlığında sarışın bir güreşçi. Bunu ciddi olarak düşün bayım. Hala bu fıkrayı anlatmak istiyormusun?
Kör adam;
- Hayır, en az beş kez açıklamak zorunda kalırım…

Loto

Brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri çok kötü gidiyormuş. İflas edince yardım için Tanrıya başvurmaya karar vermiş. Gece yatmadan başlamış duaya;
- Tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi de kaybedeceğim lütfen lotoyu kazanmamı sağla .
Ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. Yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş;
- Tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim lüften yarın ki lotoyu kazanmamı sağla .
Ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. Sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış;
- Tanrım, beni neden unuttun? işyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu sefer ki lotoyu kazanmamı sağla işlerimi yoluna koyayım .
Birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve tanrı seslenmiş;
- Brandi kızım, lotoyu kazanmak için önce loto bileti alman lazım…

Kahraman görevli

Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarır. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçer ve hızlanarak yola koyuluyor. Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunur. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlar. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunur. Bir eli yelede bir ayağı üzenğide yere düşecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlı karıncayı durdurur.