Gurbet elde bir hal geldi başıma

Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim mevla kerimdir

Huma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim mevla kerimdir

Kağıda yazarlar ufak yazılar
Anasız olur mu körpe kuzular
Yürek yaralıdır ciğer sızılar
Ağlama gözlerim mevla kerimdir

Pir Sultan Abdalı’m böyle buyurdu
Ayrılık donları biçti giydirdi
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim mevla kerimdir

Sabah seherinde niyaz ederken

Sabah seherinde niyaz ederken
Tanrının arslanı Ali’ye uğradım
Ab-ı Kevserinden bade içerken
Kanber’in elinden doluya uğradım

Balıklar oynaşır batın gölünde
Talibler söyleşir irfan dilinde
Meyve veren bağlar bağban yolunda
Gülü var dikensiz çalıya uğradım

Üçler Yediler çırağın yakar
Yediler olmuşlar Kırklara rehber
Muhammed Ali’nin sancağın çeker
Hünkar Hacı Bektaş Veli’ye uğradım

Pir Sultan’ım Haydar derdim tarifi
Okudum kitabı bin bir hurufu
Doksan bin evliya Naci güruhu
Bir okumuş aziz pire uğradım

Bilene danış

Ne kadar bilirsin hey dost bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar

Altında bir tuğla olur mu kabul
Konuş şehirli ile olasın ehli
Konusma cahille ıle olursun cahıl
Kişi itibardan düşermı düşer
Kişi itibardan düşermı düşer

Uzak ol cahilden hey dost kamile yakın
Sözümde mana yok darılma sakın
Haspın karıncaysa merdane dakın
Ummadığın daş başa düşer mi düşer
Ummadığın daş başa düşer mi düşer

Abdal Pir sultanım bu böyle mİ olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar

Dillerde kaldım

Medet senden medet medet şahım ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Nede zalim olur şu ellerin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım

Kaçma benden kaçma ey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avare
Bir dostum yoktur ki halimi sora
Gariplik gurbetlik ellerde kaldım

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalındım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım

Pir Sultan Abdal’ım gülemez oldum
Akar çeşmim yaşı silemez oldum
Gidecek yolları bilemez oldum
Dağıldı kervanım yollarda kaldım

Pir Sultanım bu dünyaya

Pir Sultanım bu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim

Coşma deli gönül coşma
Coşup ta kazandan tasma
Üçüyüz altmış tane çeşme
Her çeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim

Kılıcın bin arşın uzar
Kafirlerin kökün kazar
Çarsı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim

PİRSULTAN kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Alinin ihsanı boldur
Sahi Merdan kulu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim

Ötme bülbül ötme

Ötme bülbül ötme şen değil bağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Dost senin derdinden ben yana yana

Deryaya yönelmiş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Dost senin derdinden ben yana yana

Haberim duyarsın da peyikler ile
Yaramı sararsın şehitler ile
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
Dost senin derdinden ben yana yana

Pir Sultan Abdal’ım doldum eksildim
Yemeden içmeden sudan kesildim
Zülfün kemendine kondum asıldım
(Hakk’ı pek sevdiğim için asıldım)
Dost senin derdinden ben yana yana

Zara‘ nın sesi ile dinle
Selda Bağcan‘ dan dinle

Pir Sultan deyü

Dün gece seyrinde çoştuydu dağlar
Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Gündüz hayalimde gece düşümde
Düş de ağlar ağlar Pir Sultan deyü

Uzundu usuldü dedemin boyu
Yıldız’dır yaylası Banaz’dır köyü
Yaz bahar ayında bulanır suyu
Sular ağlar ağlar Pir Sultan deyü

Pir Sultan kızıydın ben de Banaz’da
Kanlı yaş akıttım baharda güzde
Dedemi astılar kanlı sivas’ta
Darağacı ağlar Pir Sultan deyü

Kemendimi attım dara dolaştı
Kâfırlerin eli kana bulaştı
Koyun geldi kuzular meleşti
Koçlar da ağlaşır Pir Sultan deyü

Pir Sultan Abdal’ım ey yüce gani
Daim yediğimiz kudretin hânı
Hakka teslim ettin ol şirin canı
Dostların ağlaşır Pir Sultan deyü

Yürü bre hızır paşa

Yürü bire Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün devrilir

Nemrut gibi Anka n’oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur

Şah’ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han’a
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır

Hafid-i Pelgamber’im has
Gel Yezid Hüseyn’imi kes
Mansur’um beni dara as
Ben ölünce il durulur

Ben Musa’yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür, dirilir

Can dediler

Kırklar ile yedik içtik
Kaynayıp sellere coştuk
Baş koyup niyaz eyledik
Geç otur meydan dediler

Can dediler pir dediler
Geç otur meydan dediler
Yolumuz sevgi yoludur
Sen de serin koy dediler

Pir Sultanım kanım katlim
Gönlümü gönlüne kattım
Yüzelli yıl ölü yattım
Daha sağsın can dediler

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kemend işte boynum asarsa
İşte hançer işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Ulu mahşer olur, divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir anda derilir
Pîri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pîr Sultan’ım arşa çıkar ünümüz
O’da bizim ulumuzdur Pirimiz
Hakk’a teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan