Published on Temmuz 6, 2008 yapan Muharrem Zeren
Gurbet elde bir hal geldi başıma
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Derman arar iken derde düş oldum
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Huma kuşu yere düştü ölmedi
Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı
Dedim yare gidem nasip olmadı
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Kağıda yazarlar ufak yazılar
Anasız olur mu körpe kuzular
Yürek yaralıdır ciğer sızılar
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Pir Sultan Abdalı’m böyle buyurdu
Ayrılık donları biçti giydirdi
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim mevla kerimdir
Published on Temmuz 6, 2008 yapan Muharrem Zeren
Sabah seherinde niyaz ederken
Tanrının arslanı Ali’ye uğradım
Ab-ı Kevserinden bade içerken
Kanber’in elinden doluya uğradım
Balıklar oynaşır batın gölünde
Talibler söyleşir irfan dilinde
Meyve veren bağlar bağban yolunda
Gülü var dikensiz çalıya uğradım
Üçler Yediler çırağın yakar
Yediler olmuşlar Kırklara rehber
Muhammed Ali’nin sancağın çeker
Hünkar Hacı Bektaş Veli’ye uğradım
Pir Sultan’ım Haydar derdim tarifi
Okudum kitabı bin bir hurufu
Doksan bin evliya Naci güruhu
Bir okumuş aziz pire uğradım
Published on Haziran 8, 2008 yapan Muharrem Zeren
Ne kadar bilirsin hey dost bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar
Altında bir tuğla olur mu kabul
Konuş şehirli ile olasın ehli
Konusma cahille ıle olursun cahıl
Kişi itibardan düşermı düşer
Kişi itibardan düşermı düşer
Uzak ol cahilden hey dost kamile yakın
Sözümde mana yok darılma sakın
Haspın karıncaysa merdane dakın
Ummadığın daş başa düşer mi düşer
Ummadığın daş başa düşer mi düşer
Abdal Pir sultanım bu böyle mİ olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar
Published on Haziran 3, 2008 yapan Muharrem Zeren
Medet senden medet medet şahım ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Nede zalim olur şu ellerin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım
Kaçma benden kaçma ey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avare
Bir dostum yoktur ki halimi sora
Gariplik gurbetlik ellerde kaldım
Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalındım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım
Pir Sultan Abdal’ım gülemez oldum
Akar çeşmim yaşı silemez oldum
Gidecek yolları bilemez oldum
Dağıldı kervanım yollarda kaldım
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Pir Sultanım bu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim
Coşma deli gönül coşma
Coşup ta kazandan tasma
Üçüyüz altmış tane çeşme
Her çeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim
Kılıcın bin arşın uzar
Kafirlerin kökün kazar
Çarsı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim
PİRSULTAN kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Alinin ihsanı boldur
Sahi Merdan kulu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Aliyim Ali benim
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Ötme bülbül ötme şen değil bağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Deryaya yönelmiş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Dost senin derdinden ben yana yana
Haberim duyarsın da peyikler ile
Yaramı sararsın şehitler ile
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
Dost senin derdinden ben yana yana
Pir Sultan Abdal’ım doldum eksildim
Yemeden içmeden sudan kesildim
Zülfün kemendine kondum asıldım
(Hakk’ı pek sevdiğim için asıldım)
Dost senin derdinden ben yana yana
Zara‘ nın sesi ile dinle
Selda Bağcan‘ dan dinle
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Dün gece seyrinde çoştuydu dağlar
Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Gündüz hayalimde gece düşümde
Düş de ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Uzundu usuldü dedemin boyu
Yıldız’dır yaylası Banaz’dır köyü
Yaz bahar ayında bulanır suyu
Sular ağlar ağlar Pir Sultan deyü
Pir Sultan kızıydın ben de Banaz’da
Kanlı yaş akıttım baharda güzde
Dedemi astılar kanlı sivas’ta
Darağacı ağlar Pir Sultan deyü
Kemendimi attım dara dolaştı
Kâfırlerin eli kana bulaştı
Koyun geldi kuzular meleşti
Koçlar da ağlaşır Pir Sultan deyü
Pir Sultan Abdal’ım ey yüce gani
Daim yediğimiz kudretin hânı
Hakka teslim ettin ol şirin canı
Dostların ağlaşır Pir Sultan deyü
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Yürü bire Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün devrilir
Nemrut gibi Anka n’oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur
Şah’ı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Han’a
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır
Hafid-i Pelgamber’im has
Gel Yezid Hüseyn’imi kes
Mansur’um beni dara as
Ben ölünce il durulur
Ben Musa’yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür, dirilir
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Kırklar ile yedik içtik
Kaynayıp sellere coştuk
Baş koyup niyaz eyledik
Geç otur meydan dediler
Can dediler pir dediler
Geç otur meydan dediler
Yolumuz sevgi yoludur
Sen de serin koy dediler
Pir Sultanım kanım katlim
Gönlümü gönlüne kattım
Yüzelli yıl ölü yattım
Daha sağsın can dediler
Published on Haziran 1, 2008 yapan Muharrem Zeren
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kemend işte boynum asarsa
İşte hançer işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer olur, divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir anda derilir
Pîri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pîr Sultan’ım arşa çıkar ünümüz
O’da bizim ulumuzdur Pirimiz
Hakk’a teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan