Terketmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın, karanlıktı gece
Can garip, can suskun
Can paramparça
Ve ellerim, kelepçede
Tütünsüz uykusuz kaldım
Terketmedi sevdan beni
Çarpmış
Paramparça etmiş
Kara sütü kara sevdayla seni
Ve kara memelerinde dişlerin asi
Karadır upuzun yattığın gece
Felek ah ettirir boynun kıl ince
Cihanlar çocuklar kuşlar içinde
Sızlar bir yerlerin
Adsız ve kayıp
Sızlar usul usul dargın
Ve kan tadında bir konca
Damıtır kendini mısralarınca
De be aslan karam
De yiğit karam
Hangi kalemin yazısı
Zorlu yazısı
Belanda
Anadan doğma nişan mı
Sütlü barut damgası mı
Bir gece parçası mı kaburgandaki
Kız kakülü ne hal eylermiş teni
Ellerin deli hoyrat
Ellerin susuz yangın
Ellerin ooooy alarga
De be aslan karam
De yiğit karam
Hangi güzelin diş yeri
Mavi diş yeri
Sevdanda
Vurmuş
Demirlerin çapraz gölgesi
Alnın galip ve serin
Künyen çizileli kaç yıldız uçtu
Kaç ayva sarardı kaç kız sevişti
Gelmemiş kimselerin
De be aslan karam
De yiğit karam
Hangi zehirin meltemi
Saran meltemi
Hülyanda
Hakikatli dostun muydu
Can koyduğun ustan mıydı
Bir uyumaz hasmın mıydı
Ooooof de bunlar olsun muydu
De be aslan karam
De yiğit karam
Hangi kahpenin hançeri
Saklı hançeri
Yaranda
Oy Havar (Yangınlar)
Yangınlar, kahpe fakları, korku çığlıkları
Ve irin selleri aç yırtıcılar
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
Bir cana bir başa kalmışsın vay vay
Utanırım,
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak�
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun?
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah, ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım�
Görüyor musun?
Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu�yu, Karayılanı, Meçhul Askeri�
Sonra Pir Sultan�ı ve Bedrettin�i.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda�
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa�da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun?
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip�
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının�
Dayan kitap ile,
Dayan diş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?