KATEGORİLER

 

Ahmet Kaya Kategorisi

Üstüm başım toz içinde
Önüm arkam pus içinde
Sakallarım pas içinde
Siz benim nasıl yandığımı
Nerden bileceksiniz.
Bir fidandım deriildim
Fırtınaydım duruldum
Yoruldum çok yoruldum
Siz benim neler çektiğimi
Nerden bileceksiniz.
Taş duvarlar yıkıp geldim
Demirleri söküp geldim
Hayatımı yıkıp geldim
Siz benim neden kaçtığımı
Nerden bileceksiniz.
Gökte yıldız kayar şimdi
Annem beni anar simdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nerden bileceksiniz.
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nerden bileceksiniz.
Ben ardımda yas bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım
Siz benim kime küstüğümü
Nerden bileceksiniz.

Eklenme Tarihi : 6 Temmuz 2008 14:04 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 1,650 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Yağmur yağar ıslanırsın vay aman
Güneş doğar kaybolursun vay aman
Ay ışığı der durursun vay aman
Yakamozsun sen

Sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman
Zaman geldi gideceksin vay aman
Bırak ay gitsin sen kal bu gece
Umudumsun sen.

Eklenme Tarihi : 6 Temmuz 2008 14:02 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 106 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun
Yüreğine beni, beni soruyor musun
Öyle yalnız, yalnız kaldım biliyor musun
Türküler söyledim sana duyuyor musun
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun

Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen
Nehir oldun ırmak oldun, taşamadın sen
Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen
Doğdun da büyüdüN ama yaşamadın sen
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun

Eklenme Tarihi : 6 Temmuz 2008 14:01 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 114 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Karanlık yollardan geçtik
Zehir gibi sular içtik
Bir yanımızda ölüm
Bir yanımızda yar sevdik
Bir değil bin bir kere
Sırat köprüsünden geçtik
Cehennem denen illetin
Ta göğsünü deldik geçtik.

Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu.

Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat.

Şarkılar küsmüş dudağa
Ömründe gecikmiş hasat
Karışmış çoluk çocuğa
Geçim derdinde demokrat
İçlenir hatırladıkça
İzlerini o günlerin
Düşe kalka bata çıka
Yaşadığı o depremin.

Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu.

Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat.

Eklenme Tarihi : 6 Temmuz 2008 14:00 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 96 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Anamın karnında bir sancı var
Ta şu göğüslerinin alt yerinde
Doğ doğ doğ doğ doğ doğ
Doğ yusuf doğ yusuf doğ yusuf
Kan ile gel, revanla gel, sıkıntıyla gel
Barikatlar yıktı geçti peh
Şu dağları aştı geçti
Kim kim kim kim
Kim olacak yusuf yusuf

Hey hey hey hey hey hey
Anamın karnında bir sancı var
Ta şu göğüslerinin alt yerinde
Hey hey hey hey hey hey
Doğ yusuf doğ yusuf doğ yusuf
Kan ile gel revanla gel sıkıntıyla gel
Bendleride yıktı aştı peh
Şu dağları deldi geçti
Kim kim kim kim
Kim olacak yusuf yusuf

Zaman akar zaman geçer
Zaman zindan içinde
Biz mahpusta yatardık
Dosta düşman içinde
Zaman akar zaman geçer
Zaman zaman içinde
Getirdiler getirdiler bir yiğit
Ayak çıplak ak bir mintan içinde

Eklenme Tarihi : 6 Temmuz 2008 13:59 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 108 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Benim Sevdalarım Yeni Filizlenir
Doymasa Da Toprak Can Can İçinde
Şu Kara Günlerim Yeni Beyazlanır
Doymasa Da Yürek Can Can İçinde

Gül Yüzlü Gül Destim
Pirim Ben Sana Küstüm
İnan Değil Sana Kastım
Cahille Sohbeti Kestim Dost Dost

Filizlerim Kokar Gül Deste Gibi
Bülbül Figan Eder Sanki Yasta Gibi
Benim Deli Gönlüm Yine Hasta Gibi
Artar Eksilmiyor Can Can İçinde

Eklenme Tarihi : 4 Haziran 2008 12:19 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 190 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya, Hüseyin Karakuş

Dağlarda öfkeli başım
Serhat’ta hep akşam oluyor
Nasipsiz kıştan mı
Yağmurdan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça dağlarımız yeşerecek
Görecek göreceksin
Ağladıkça ağladıkça
Geceyi tutacağız göreceksin

İlk yazda bitti telaşım
Alnımda hep kavga duruyor
Vakitsiz hırstan mı
Bahardan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça bozkırlar yeşerecek
Görecek göreceksin
Ağladıkça ağladıkça
Güneşi tutacagız göreceksin

Eklenme Tarihi : 3 Haziran 2008 20:02 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 154 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Kavuşmak özgürlükse
Özgürdük ikimizde
Elleri çığlık çığlık
Yanyana iki dünya
İkimiz iki dağdan
İki hırçın su gibi
Akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı
Yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk
Oynardı bahçemizde

Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde

O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya
O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı

Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye birşey vardı
Sevmek diye birşey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konutlukta
Deprem kargaşasında
Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
Acılardan arta kalan

İşte bu bakışlarmış
Kuğu diye gözlerimde

Gün batımı bulutlarmış
Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde

Şiir:  Hasan Hüseyin Korkmazgil

Eklenme Tarihi : 31 Mayıs 2008 09:00 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 136 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Ağladım göz yaşlarım döndü denize
Ben derdimi kimseye söyleyemedim
Kurşunlara gelirken arka mahlede
Düştüm de yerlere bir of demedim

Başıma neler geldi sana diyemedim
Beni kaçkere dövdüler
Adını söylemedim of of of of
Yıkılmasın bu sevdamız

Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe
Yine de bu yangını söndüremedim
Bağıra bağıra yazdım seni içime
Bir kez olsun yüzünü güldüremedim

Eklenme Tarihi : 8 Eylül 2007 22:21 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 395 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Eklenme Tarihi : 18 Ağustos 2007 19:47 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 326 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Eklenme Tarihi : 18 Ağustos 2007 19:44 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 348 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Eklenme Tarihi : 14 Ağustos 2007 21:05 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 265 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya, Türkü Video

Eklenme Tarihi : 14 Ağustos 2007 21:05 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (1) yapıldı Toplam : 337 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya, Türkü Video

Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde

Rastlardım avluda hep volta atarken
Cıgara içerken yahut coblanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken

Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiği kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar
Yara aldığı yerde kalan sazı kadar

Beni tez saldılar o içerde kaldı
Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde
Ne yapsa etse üstüne gitmişler
Mavi gök yüzünü ona dar etmişler

Gazetede çıktı üç satır yazı ile
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyorda
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu

Eklenme Tarihi : 14 Ağustos 2007 21:04 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 331 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya

Beni burada arama
Arama anne
Kapida adimi sorma
Saclarina yildiz düsmüs
Koparma anne aglama.
Kac zamandir yüzün trasli
Gözlerim safak bekledim
Uzarken ellerim kulagim kiriste
Ölümü özledim anne.
Yasamak isterseken delice
Ah..verebilseydim keske
Yüregi avcunda kosan herbir anneye
Tepeden tirnaga ogula
ve kiza kesmis
bir ülkeye armagan
Düslerimle sinirsiz
diretmisligimle genc
Saskinligimla cocuk devrederken sirdasima
Usulca aci verdi yanagimda tomurcuk
Pir Sultan’i düsün anne, Seyh Bedretinn’i
Börklüce’yi, Torlak Kemal’i
Insanlari düsün anne
Düsün ki yüregin sallansin
Düsün ki o an güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufcuk havalansin

Yani benim güzel annem
Ala safaginda ülkemin yildiz ucurmak varken
oturup yildizlar icinde kendi buruk kanimi ictim
Ne garip duygu su ölmek
öptügüm kizlar geliyor aklima
Bir aciklamasi vardir elbet giderken dar agacina
Geride masa üstünde boynu bükük
kaldi kagit kalem.
Bagisla beni güzel annem
Ogul tadinda bir mektup yazamadim diye
kizma bana.
Elleri deysin istemedim
Gözleri deysin istemedim
Aglayip kokluyacaktin
Belki bir ömür tasiyacaktin koynunda.

Yasamak agrisi asildi boynumda
Oysa türkü tadinda yasamak isterdim
Ölmek ne garip sey anne
Bayram kartlarinin tutsakligindan asirip bayrami
Sedef kakmali bir kutu icinde
vermek isterdim cocuklarin ellerine
Sonra, sonra benim güzel annem
damdan düser gibi vurulmak isterdim bir kiza
Gecenin kiyisinda durmusum
Kefenin cebi yok
Koynuma yildiz doldurmusum
kosun cocuklar kosun
sabah üstüme üstüme geliyor
Kisacasi güzel annem
Bir cicegi düsünürken ürpermek yok
Gülmek umud etmek özlemek
ya da mektup beklemek
gözleri yatirip iraklara.
Ölmek ne garip anne
artik duvarlari kanatircasina tirnagimla
saskin umutlu siirler yazamiyacagim
mutlak bir inancla gözlerimi tavana cakamiyacagim
Baba olamiyacagim örnegin
toprak olmak ne garip sey anne.
Ucurumlarki sende büyür
dagdir ki sende göcer
ben bayram derim cicek derim
cam diplerine acmis kanatlarini kozalak derim
gül yanakli cocuga benzer
yinede oglunu yitirmek ne garip sey anne
Her kavgada ölen benim
Bayrak tutan carpisan
her kadin topragi tirnakliyarak
dogurur beni
Özlem beni kavga benim ask benim

Bekle beni anne.
bir sabah cikagelirim
bir sabah anne bir sabah
Acini süpürmek icin actiginda kapiyi
adi baska sesi baska
nice yasitim
koynunda çiçekler
ÇiÇekler icinde bir ülke getirirler.

Eklenme Tarihi : 14 Ağustos 2007 21:03 | Yazar : Muharrem Zeren | Yorum (0) yapıldı Toplam : 432 kez okundu | Kategori : Ahmet Kaya
Sayfa 1 - 212»