
Gurbetin ve Ayrılığın Sesi: Abdullah Papur – “Kara Tren”
Halk müziğimizin en içten, en “bizden” isimlerinden biri olan Abdullah Papur, o meşhur “Kara Tren” albümüyle adeta bir devrin dert ortağı oluyor. Papur’un o titreyen, insanın içine işleyen sesiyle hayat verdiği bu eserler, sadece birer türkü değil; gurbete gidenlerin arkasından dökülen yaşlar, bitmek bilmeyen bekleyişler ve Anadolu’nun o masum ama kederli hikâyeleridir.
Bu Albümü Özel Kılan Nedir?
Gerçek Bir Hikâye Anlatıcılığı: Abdullah Papur, şarkılarını sadece söylemez, adeta yaşar. Albüme adını veren o meşhur “Kara Tren” ezgisi, o dönemlerde demir yollarının hem kavuşma hem de sonsuz ayrılık demek olduğunu iliklerinize kadar hissettirir.
Samimiyetin Zirvesi: Stüdyo kaydından ziyade, sanki köyün meydanında veya bir dost sofrasında bağlamasını eline almış da bize dert yanıyormuş gibi bir havası vardır bu albümün. Hiçbir süsleme, hiçbir yapaylık barındırmaz.
Toplumsal Bir Hafıza: Papur’un deyişleri ve türküleri, o dönemin yoksulluğuna, çilesine ve ama her şeye rağmen sönmeyen o umuduna bir ayna tutar.
- 01. Lele Gelin
- 02. Öldürürsün Beni
- 03. Köle Ettin İstanbul (Kara Tren)
- 04. Pirim Olsa
05. Köylü Kızı Hele Dur
06. Yardan Haber Geldi
07. Bana Ne
08. Eline Diline Sahip Ol
09. Gurbet Elde Kısmet Var
10. Ne Çıkar
“Abdullah Papur denince akla gelen o buğulu ses, bu albümde adeta kara bir trenin raylardaki sesi gibi kalbimize ritim tutuyor.”