ESERLERİ
- ♫ Adı Bahtiyar
- ♫ Ah ulan Rıza
- ♫ Asi Bir Küheylan
- ♫ Ayrılığın Hediyesi
- ♫ Bahtiyar
- ♫ Başım belada
- ♫ Başkaldırıyorum
- ♫ Bir acayip adam
- ♫ Bir Anka Kuşu
- ♫ Bir intihar gibi
- ♫ Bir Minik Kız Çocuğu
- ♫ Bir Veda Havası
- ♫ Birazdan Kudurur Deniz
- ♫ Biz Üç Kişiydik
- ♫ Bize Kalan
- ♫ Bu yıl bu dağların karı erimez
- ♫ Can dostum
- ♫ Demedim mi Haydar
- ♫ Demek Şimdi Gidiyorsun
- ♫ Denizlerin dalgasıyım
- ♫ Diyarbakır Türküsü
- ♫ Dokunma Yanarsın
- ♫ Entel Maganda
- ♫ Fasso Necdat
- ♫ Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
- ♫ Giderim
- ♫ Hangi Ayrılık
- ♫ Hani benim gençliğim nerde
- ♫ İçerden Çıkacak Birazdan Adam
- ♫ İçerden Çıkan Adam
- ♫ İncinen Gurur
- ♫ İstanbul acılar kraliçesi
- ♫ Kalan Kalır (Vur Sırtına)
- ♫ Kim susturabilir
- ♫ Merhaba Nalan
- ♫ Mülayim
- ♫ Nerden bileceksiniz
- ♫ Sen ağlama yar
- ♫ Şu dağlarda kar olsaydım
- ♫ Tezgahtar Nebahat
- ♫ Topal Sevda
- ♫ Vuruldu bir uçurum derinliğinde
- ♫ Yaralı kuş garip olur
- ♫ Yetiş nerdesin
- ♫ Yorgun Demokrat
- ♫ Yüreğim Kanıyor
YAZDIĞI / ŞİİRLERİ
Yusuf Hayaloğlu: Sokakların ve İsyanın Şairi
Yusuf Hayaloğlu (15 Aralık 1953, Tunceli – 3 Mart 2009, İstanbul), Türk edebiyatı ve müziğinde derin izler bırakmış bir şair, söz yazarı ve ressamdır. Kelimeleriyle Anadolu’nun acısını, sokağın isyanını ve hürriyetin hasretini kağıda döken Hayaloğlu, bir neslin duygu dünyasına yön vermiştir.
Pülümür’den İstanbul’a Uzanan Yolculuk
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde doğan Hayaloğlu, çocukluk yıllarından itibaren edebiyat ve resimle iç içe büyüdü. Eğitim hayatını İstanbul’da sürdürse de, ruhu her zaman doğduğu toprakların samimiyeti ve hüznüyle beslendi. Onun sanatı, büyük kentin karmaşası ile Anadolu’nun kadim dertlerinin kesiştiği noktada doğdu.
Bir Devrin Mimarı: Ahmet Kaya ile Sanat Birliği
Yusuf Hayaloğlu denildiğinde akla gelen ilk isim, aynı zamanda eniştesi olan Ahmet Kaya’dır. 1980’li yılların sonunda başlayan bu efsanevi iş birliği, Türk müzik tarihinin en sarsıcı eserlerini doğurdu. “Hani Benim Gençliğim”, “Başım Belada”, “Adı Bahtiyar”, “Başkaldırıyorum” ve “Giderim” gibi milyonların diline pelesenk olan onlarca eserin sözleri Hayaloğlu’nun kaleminden çıktı. Sadece Ahmet Kaya değil; Ferhat Tunç, Fatih Kısaparmak ve Selda Bağcan gibi sanatçılar da onun derinlikli şiirlerini ezgilere dönüştürdü.
Şiir ve İnsan: “Ah Ulan Rıza”
Kendi sesiyle okuduğu şiir albümleriyle (özellikle o kültleşen “Ah Ulan Rıza”) şiiri sokağa, hapishanelere ve en alt tabakaya kadar ulaştırdı. Onun mısralarında sokaktaki adamın isyanı, cezaevindeki mahkûmun hasreti ve “Gözleri İntihar Mavisi” bir hüznün sessiz çığlığı vardır. Şiir kitapları defalarca baskı yaparak, şiirin sadece “elitler” için değil, halkın kendisi için olduğunu kanıtladı.
Erken Veda ve Sonsuz Miras
Modern zamanların ozanı Yusuf Hayaloğlu, 3 Mart 2009 tarihinde, henüz 56 yaşındayken akciğer kanseri nedeniyle İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Mezarı Yenibosna’daki Doğanata Mezarlığı’nda bulunsa da, onun şiiri her “başım belada” diyende, her haksızlığa başkaldıranda yaşamaya devam ediyor.
“Biz üç kişiydik: Bedirhan, Nazlıcan ve ben… Suçumuz firar etmekti!” — Yusuf Hayaloğlu

