VİDEO KLİPLER

Bu sanatçı için henüz klip işaretlenmemiş.

Aşık Ali Nurşani: Barak Ovası’nın Sürgün ve Mağrur Sesi

Aşık Ali Nurşani (2 Şubat 1959, Gaziantep), asıl adıyla Ali Ayhan; Anadolu’nun en yanık havalarından biri olan Barak ağzının yaşayan en güçlü temsilcilerinden, gurbetin ve hasretin tellere dökülmüş halidir.

Bir Yanlışlıkla Gelen Mahlas: Nurşani

Gaziantep’in İslahiye ilçesine bağlı Sakçagözü Köyü’nde doğan Ali Ayhan, bağlama çalmaya henüz 10 yaşındayken, köyüne gelip giden ozanların ve babasının teşvikiyle başladı. 1970’li yılların başında şiirlerini türküleştirmeye başlayan ozana aslında “Hürşani” mahlası verilmişti; ancak ilk plağı basılırken yapılan bir dizgi hatası sonucu adı “Nurşani” olarak yazıldı. Bu tesadüfi mahlas, zamanla tüm Türkiye’nin ezberlediği bir efsaneye dönüştü.

Mahzuni Şerif ile Turnelerden Gurbete

Genç yaşlarında Aşık Mahzuni Şerif gibi dev isimlerle omuz omuza turnelere çıktı. 1979 yılında yine Mahzuni Şerif ile birlikte konser vermek için gittiği Almanya’ya yerleşmek zorunda kaldı. Gurbetin acısını, toplumun sancılarını ve sevdayı barak tavrıyla harmanlayarak 500’den fazla şiire ve 25’ten fazla albüme imza attı. Özellikle “Barak Ağzı” yorumundaki ustalığı, onu halk müziği camiasında ayrıcalıklı bir yere koydu.

En Büyük Gururu ve En Derin Yarası: Engin Nurşani

Ali Nurşani’nin sanatçı kimliğinin en önemli parçası, kendisi gibi ozan olarak yetiştirdiği oğlu Engin Nurşani’dir. Oğluna müziğin kapılarını açmış, “Gülümse” ve “Adına Bir Çizik Çektim” gibi eserlerle onu milyonların sevgilisi yapmıştır. Ancak 2020 yılında oğlunun amansız bir hastalığa (boğaz kanseri) yakalanmasıyla büyük bir imtihan vermiş, oğlu için sosyal medyadan yardım istediği o görüntüler tüm Türkiye’nin ciğerini yakmıştır. 25 Aralık 2020’de evladı Engin’i toprağa veren Nurşani, bugün sanat hayatına bu derin sızıyla devam etmektedir.

Sanat Mirası

Bugüne dek bestelediği 120’den fazla eseri; başta oğlu Engin Nurşani olmak üzere birçok ünlü sanatçı tarafından seslendirilmiştir. O, sadece bir ozan değil; Gaziantep’in tozlu yollarından Almanya’nın soğuk şehirlerine taşınmış bir Anadolu ruhudur.

“Ben bir Nurşani’yim, yaram derinden / Kimse anlamıyor benim halimden…” — Ali Nurşani