ESERLERİ
- ♫ Acem kızı
- ♫ Açma zülüflerin yar yellere karşı
- ♫ Ağ ellerin sala sala gelen yar
- ♫ Ağla sazım ağlanacak zamandır
- ♫ Ah Yalan dünya
- ♫ Ahu Gözlerini Sevdiğim dilber
- ♫ Al yanak allanıyor
- ♫ Aldanıp Şeytan Sözüne
- ♫ Aldın aklımı bir bakışta
- ♫ Allı Turnam
- ♫ Aman Dünya Ne Dar İmiş
- ♫ Anam ağlar başucumda oturur
- ♫ Aşkın Beni Del’eyledi
- ♫ Aslan Mustafam
- ♫ Atım Arap
- ♫ Avşar elleri
- ♫ Ay gibi Yüzler Sende
- ♫ Ayaş Yolları
- ♫ Aydos deyince
- ♫ Aydost
- ♫ Ayva turunç narım var
- ♫ Az Mı Çektim
- ♫ Bağa Gel Bostana Gel
- ♫ Bağışla sevdiğim
- ♫ Bahar gelmiş türlü çiçek açılmış
- ♫ Bahçe Duvarından Aştım
- ♫ Başımda Altın Tacım
- ♫ Başında Pare Pare Karın Var
- ♫ Benmiyim dünyada bir bahtı kara
- ♫ Bilmem neden böyle soldun
- ♫ Bir anadan dünyaya gelen yolcu
- ♫ Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm
- ♫ Bir çift turna gördüm
- ♫ Bir kökte uzamış sarmaşık gibi
- ♫ Bir kökte uzanmış sarmaşık gibi
- ♫ Bir Yaratmış Allah
- ♫ Böyle Olur mu?
- ♫ Bozkır
- ♫ Bugün ayın ışığı
- ♫ Bülbül
- ♫ Bulunur mu, bulunur mu?
- ♫ Cahildim Dünyanin Rengine Kandım
- ♫ Çiçekdağı
- ♫ Çubuk Uzun Bel Verir
- ♫ Dağlar Dağladı Beni
- ♫ Dane dane benleri var yüzünde
- ♫ Deli Boran
- ♫ Dostlara Selam
- ♫ Doyulur mu?
- ♫ Eğer benim ilen gitmek dilersen
- ♫ El-Aman (Hacı Bektaş)
- ♫ Evvelim sensin
- ♫ Ey sevgilim benden ayrı gezersen
- ♫ Fidayda
- ♫ Garip Bülbül
- ♫ Gayrı dayanamam
- ♫ Gel sevelim
- ♫ Geleli Gülmedim Ben Bu Cihana
- ♫ Gelin N’olur
- ♫ Gitme
- ♫ Gönlüm ataşlara yandı gidiyor
- ♫ Gönül Dağı
- ♫ Gönül Yari Bulmayınca
- ♫ Gülüşün gülden güzel
- ♫ Güzel , Ne Güzel Olmuşsun
- ♫ Güzele bakması
- ♫ Halime Kız
- ♫ Halimenin Aşıkları
- ♫ Hapishanelere Güneş Doğmuyor
- ♫ Hasret düştü gönlüme
- ♫ Hata benim
- ♫ Hey Erenler Hak Aşkına
- ♫ İki büyük nimetim var
- ♫ Kar mı yağmış
- ♫ Karadır Bu Bahtım Kara
- ♫ Karanfil Suyu Neyler
- ♫ Karlı dağlar geçit vermez olunca
- ♫ Kaşların karasına
- ♫ Kavuşmak Güman Oldu
- ♫ Kayalar merdin merdin
- ♫ Kesik çayır
- ♫ Kibar kız
- ♫ Kız Pınar Başında
- ♫ Köprüden geçti gelin
- ♫ Kova kova indirdiler yazıya
- ♫ Melanet Hırkası
- ♫ Mevlana (Yok Değilsin)
- ♫ Mühür Gözlüm
- ♫ Mutlu Olsun
- ♫ Nar Tanesi
- ♫ Nasıl Vasfetmeyim
- ♫ Naz Eyleme
- ♫ Ne Dersin (Gönül Arzediyor)
- ♫ Ne güzel yaratmış seni yaradan
- ♫ Ne Olur Sevdiğim
- ♫ Ne Söyleyeyim
- ♫ Ne Yaşamış Ne Yaşar
- ♫ Nedir Bu Başımda Bu Sevda
- ♫ Nerde Ne Arıyon
- ♫ Neredesin sen
- ♫ Niğde Bağları
- ♫ Niye çattın kaşlarını
- ♫ O kız mektepten gelirdi
- ♫ O Sen Misin O Sen Misin
- ♫ O Şirin Sözlerine
- ♫ Şad olup gülmedim
- ♫ Sallan boyuna bakayım
- ♫ Sanki Sam Yelisin (Belalı Kader)
- ♫ Seher Vakti Çaldım Yarin Kapısını
- ♫ Şeker Dağı
- ♫ Sen Benimsin Ben Seninim
- ♫ Sevda Gitmiyor Ser de
- ♫ Sevda sevda derler
- ♫ Sevdayı Çekip De Gönülü Bilen
- ♫ Sevdiğim (Bir Nazar Eyledim)
- ♫ Sevgidir Sevgi
- ♫ Sevişmek ibadettir
- ♫ Şeytanın atına binip
- ♫ Şirin Kırşehir
- ♫ Şu fani dünyaya geldim gidiyom
- ♫ Su Gelir Millendirir
- ♫ Şu Sille’den aman gece geçtim
- ♫ Suda Balık Oynuyor
- ♫ Taramış Zülfünü
- ♫ Türkiye’m
- ♫ Unutursun Mihribanım
- ♫ Vay Vay Dünya
- ♫ Yandı bağrım
- ♫ Yar Gönlünü Bilenlere
- ♫ Yaralı Ceylan
- ♫ Yardan Ayrı Düşeli
- ♫ Yare Gidem
- ♫ Yarim senden ayrılalı
- ♫ Yazımı kışa çevirdin
- ♫ Yine Bir Hal Oldu
- ♫ Yine Haber Gelmiş
- ♫ Yozgat sürmelisi
- ♫ Zahidem
- ♫ Zamana Uymasını Bil
- ♫ Zorumuş Meğer
- ♫ Zülüf dökülmüş yüze
YAZDIĞI / ŞİİRLERİ
VİDEO KLİPLER
Bu sanatçı için henüz klip işaretlenmemiş.
ALBÜMLERİ
Kimdir Neşet Ertaş? Sarısözen’in tabiri ile bir zamanlar sadece ve sadece “Kırşehirli Mahalli Sanatçı” olarak bilinen Neşet Ertaş’ı binlerce, hatta milyonlarca saz çalıp türkü söyleyen diğerlerinden ayıran nedir? Onun sazımn ve sesinin insanı büyüleyen sırrı nereden gelmektedir? Neredeyse yarım asra varan bir süreden beri gerçek anlamda gönül telimizi titreten, ruhumuzu ürperten bu esrarlı sesin, sazın ve yorumun arka planında neler ve kimler vardır?
Sazı gümbür gümbür ses veren, adeta davula eslik edercesine sazının göğsünde pençesiyle sesler çıkaran, hep samimi ve kendi halinde yüreğinin acılarını ve kendi iç gurbetlerini seslendiren; hiç bir medyatik tutumu olmayan, kalabalıklardan ve şöhretten adeta köşe bucak kaçarak pek ortalıklarda görünmeyen; mezhep, parti ve etnik kimlik çağnsımlanna pirim vermeyen, sazından, sözünden ve sesinden gayri hiç bir şeyden medet ummayanbu “Garip” insanı tanımak kadar tanımlamak da gerçekten zor.
Ayaklarının altındaki toprağın renginden, kokusundan haberdar olan, bastıkları yeri az çok tanıyan, yürekleri hep türkülerle birlikte atanlar için Neşet Ertaş, belki de tam bir “yaşayan efsane”; meçhul, uzak, esatiri ve sırlarla dolu…
Neşet Ertaş’ın bir iki cümlede özetlenebilecek resmi biyografisi bize belki sadece ipuçları verebilir. Onun “1938 yılında Kırtıllar Köyü’nde Döne’den doğma Muharrem Ertaş’ın oğlu” olduğunu;Kırşehir, Yozgat ve Keskin’in çeşitli köylerinde geçençocukluk ve ilk gençlik yıllarının ardından, 15 yaşında çıktığıgurbet hayatinin hala devam etmekte olduğunu bilmenin fazla bir anlamı olmayabilir. Neşet Ertaş’ı tanımak, asıl onun ruh ve gönül macerasım bilmeyi gerektirir ki burada hemen karşımıza, Neşet Ertaş’la en rafine üslubuna kavuşan Orta Anadolu Abdal Müziği geleneğinin gelmiş geçmiş en büyük ustalanndan olan babası Muharrem Ertas karşımıza çıkar.
İşte Neşet Ertaş, babası Muharrem Usta ile adeta Anadolu’daki en olgun seviyesine erişen bu Türkmen/Abdal müzik birikiminin yeni bir yorumcusudur. Yoğun yöresel özellikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış bu müziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasım sağlamıştır.
1960’lardan itibaren binlerce yıllık sazımız bağlama ile birlikte anılan; sadece geniş halk kesimlerinde değil, ciddi musiki çevreleninin ve gerçek türkü dostlarının da gündeminden hiçdüşmeyen Neşet Ertaş’ı farklı bir bağlamda değerlendirmek gerekiyor-Çünkü o aslında bir anlamda tam bir yöre sanatçısıolmasına rağmen yaygın şöhreti ve söylediği türkülerinpopülaritesi ileülke genelinde tanınan biri olarak, hem babasıMuharrem Ertaş’tan, hemde bu geleneğin diğer usta isimleri olan Hacı Taşanve ÇekiçAli’den de ayrılır. Bir başka söyleyişle onunsanatı için, baştaMuharrem Usta olmak üzere. Hacı Taşan, ÇekiçAli ve Abdal/TürkmenMüziği geleneğinin çeşitli yörelerdefarklı tavır ve üsluplardakarşımıza çıkan diğer ustaları dadahil olmak üzere hepsinin üstseviyede bir sentezi ve esrarlıbir bileşkesi denilebilir.
Neşet Ertaş’ın sanatı hayatı ile hayatı sanatı i1e o kadar içice ki, çalıp çığırdığı türkü ve bozlaklarında bütün bir hayat hikayesini bulmak mümkün olduğu gibi, hayatına yakından baktığımızda da o içli türkülerin, acılı bozlakların nelerden nasıl doğduğunun ipuçlarını elde ederiz hemen. Onun yokluk, yoksulluk ve acılarla dolu hayatım “Garip” mahlasıyla yazdığı koşma tarzında usta işi şiirlerle anlattığı ozan yönünü yıllarca kimse farketmedibile. Babasından tevarüs ettiği geleneksel ve anonim türkülerin, bozlakların dışında, sözleri kendisine ait türküler, bozlaklar söylediğini de farkeden olmadı yıllarca. Sözü ve müziği ile, anonim türkülerdeki erişilmez sadeliği ve estetik seviyeyi yakalayan sayısız türkünün, bozlağın altına attığı mütevazı imzasını kimselere söylemedi bile.
Neşet Ertaş o büyük yaratıcı yeteneği ile okuduğu her eseri yeni baştan öyle bir yorumlar, ona öyle bir ruh ve hava verir ki, adeta yeni bir beste ile karşı karşıya olduğunuzu dahi sanabilirsiniz. Bu durumu, yeteneği, kültürü ve birikimi oldukça sınırlı sığ ve sıradan sanatçıların yorum adına yaptıkları “dejenerasyon” ile karıştırmamak gerekir. Çünkü Neşet Ertaş kendisine ait olmayan bir türküyü bi1e öyle bir okur ve yorumlar ki, o türkü o şekliyle yıllar öncesine ait bir Neşet Ertaş türküsü gibidir artık.
Olağanüstü denilebilecek yeteneği, geleneğe hakimiyeti, gelenekten kopmadan yeniye bağlılığı, yeni zamanların modern zevk ve eğilimlerini gözeten diri ve uyanık tecessüsü ile Neşet Ertaş, hep gündemde kalmış bir sanatçıdır. O, ismi bağlama ile özdeşmiş ve adeta bu dünyaya türkü söylemek için gelmiş gerçek bir türkü ustası… Türküyü bağlamaya, bağlamayı türküye bu kadar yakınlaştıran ve yaklaştıran, adeta birbirlerinin içinde -kendisi ile birlikte- eritip yok eden ikinci bir sanatçı bulmak öylesanıldığı kadar kolay olmasa gerek.
Neşet Ertaş’ın sanatı; müziğin özünü, ruhunu kavrayan birinin, hiç bir yapmacıklığa tevessül etmeden, olduğu gibi kendini, kendi özünü ve hissettiklerini saza, söze dökmesidir.
25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi.[12] Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığı’nda babası Muharrem Ertaş’ın mezarı yanına defnedildi. Mezar taşında ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazılıdır.





