ESERLERİ
YAZDIĞI / ŞİİRLERİ
- ✍️ Aşk oldu benimle ölene kadar
- ✍️ Başıma Gelen Belalar
- ✍️ Ben İdim
- ✍️ Bize Yazıktır
- ✍️ Bugün ah ile figanım
- ✍️ Bugün Nalan-ı Efkânım
- ✍️ Çok Göresim Geldi Nazlı Nigarım
- ✍️ Çok Sükür Açıldı
- ✍️ Ey Efendim Benim Halim
- ✍️ Gel Gönül Usanma Derdi Beladan
- ✍️ Gül Yavaş Yavaş
- ✍️ Halim Arz Edeyim
- ✍️ Halım arz eyleyim
- ✍️ Kamil Otur Kamil Konuş
- ✍️ Mutlu
- ✍️ Ne Fayda
- ✍️ Ne Hocayız Ne Hacıyız
- ✍️ Ne Mutlu
- ✍️ Nedir
- ✍️ Neyleyim
- ✍️ Olsun (Aman Gönül Aman)
- ✍️ Söyle Dilber Suçum Nedir
- ✍️ Varmıdır
- ✍️ Yaprağım döküldü çiçeğim soldu
- ✍️ Yavaş yavaş
VİDEO KLİPLER
Bu sanatçı için henüz klip işaretlenmemiş.
ALBÜMLERİ
Âşık Meluli (1892 – 1989)
Asıl adı Karaca Erbil olan Âşık Meluli, 1892 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Kötüre köyünde dünyaya gelmiştir. Babasının adı Raşo, annesinin adı ise Hatun’dur. Karaca, yedi-sekiz yaşlarındayken Arap Hoca’dan Arapça; daha sonra Afşin’deki Ermeni Mektebi’nde on iki yıl eğitim görerek Ermenice ve Farsça öğrenmiştir. Ermeni Penes’in eşinin “Tanrı’ya gerçek ibadet insanı sevmektir ve Tanrı insanın kalbindedir” sözleri, onun tasavvufi anlayışının temelini oluşturmuştur.
Ticaret, Gurbet ve Kitaplar
Yirmi yaşında Bağdat adında bir kızı sevip evlenen Karaca, inancına uygun bulmadığı için babasının işlerini reddederek kendi yolunu çizmiştir. Erzurum’dan Halep’e kadar geniş bir coğrafyada hayvan ticareti yapmış, Arapçası sayesinde Halep’ten çok sayıda kitap getirerek kültürel birikimini zenginleştirmiştir. 1960’lı yıllarda bir iftira sonucu çocukluğunu geçirdiği Ermeni binasında (o dönem cezaevine dönüştürülmüştür) hapis yatması hayatın garip bir cilvesidir.
Tasavvufi Anlayışı ve Babagân Bektaşiliği
Alevi-Bektaşi ilkeleri doğrultusunda yaşayan Meluli, dedelik sisteminin babadan oğula geçmesini eleştirerek Babagân Bektaşiliğine yönelmiştir. “İlahi ilhamı insandan alan bir tasavvuf anlayışına” sahip olan ozan, şiirlerinde benimsediği yolun Bektaşilik olduğunu sıklıkla dile getirmiştir. 14 Kasım 1989 tarihinde, 97 yaşında vefat etmeden önce kaleme aldığı “Hayatım” adlı yazısında, son nefesine kadar Ehl-i Beyt muhabbetiyle dolu yaşadığını belirtmiştir.
Mahlasları ve Edebi Kişiliği
İlk şiirlerinde “Seyfeti” ya da “Heybeti” mahlaslarını kullandığı tahmin edilmektedir. Çok sevdiği Goşe’nin vefatından sonra mahlasını, derin bir üzüntüyü ifade eden “Meluli” olarak değiştirmiştir. Ayrıca “Latife” mahlasıyla da çok sayıda şiir kaleme almıştır. Eserleri Sabahat Akkiraz, Arif Sağ, Musa Eroğlu ve Cengiz Özkan gibi usta sanatçılar tarafından seslendirilerek TRT repertuvarına girmiştir.
Üslubu ve Temaları
Şiirlerinde sade bir Türkçe kullanan Meluli, özellikle Babagân Bektaşiliğinin etkisiyle inancın zahiri kurallarından ziyade; sevgi (muhabbet), ilahi aşk, vahdet-i vücut ve insan-ı kâmil gibi batıni ve insani konuları işlemiştir. Hakikat, marifet ve ikrar gibi kavramlar onun şiir dünyasının temel taşlarıdır.