Aşık Veysel ve Atatürk: Yarım Kalan Bir Buluşma

📅 21 Ağustos 2026 🔄 Güncellendi: 21 Ağustos 2026 👁️ 4 görüntülenme
Aşık Veysel ve Atatürk: Yarım Kalan Bir Buluşma
Yazdır
Beğen
Favori
Aşık Veysel ve Atatürk Aşık Veysel, Cumhuriyet'in 10. yılında yazdığı destanı Atatürk'e okumak için yollara düştü.

Aşık Veysel'in Atatürk'ü Görme Çabası

Bir Düşle Başlayan Yolculuk

1933 yılıydı. Cumhuriyet'in 10. yılı kutlanıyordu. Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde yaşayan Aşık Veysel Şatıroğlu, bu büyük coşkuya kayıtsız kalamadı. O yıl, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 10. yılı anısına "Cumhuriyet Destanı" adlı uzun bir şiir yazdı. Amacı, bu destanı bizzat Atatürk'e okumaktı.

Veysel o sırada 39 yaşındaydı. Gözlerini 7 yaşında kaybetmişti. Ama bu, Ankara'ya gitme kararına mani değildi.

Sivrialan'dan Ankara'ya Yürüyüş

Aşık Veysel, eline sazını aldı ve yola çıktı. Sivrialan'dan Ankara'ya kadar yürüdü. Bu yolculuk yaklaşık üç ay sürdü. (Anadolu Erenleri Serisi - Aşık Veysel, s. 115-118)

Ankara'ya ulaştığında ise büyük bir engelle karşılaştı. O dönem şehre girişler kontrol altındaydı. Veysel, Ankara'ya alınmadı. Kılık kıyafeti, hali ve tavrı nedeniyle şehre girişine izin verilmedi.

45 Günlük Bekleyiş

Ancak Veysel pes etmedi. Ankara'nın dışında, şehre giriş yapamadığı noktada beklemeye başladı. Tam 45 gün boyunca Atatürk'ü görebilmek umuduyla orada durdu. (Anadolu Erenleri Serisi - Aşık Veysel, s. 115-118)

45 gün. Sadece bekledi. Dönmedi.

Cumhuriyet Destanı

Veysel'in yazdığı Cumhuriyet Destanı, Atatürk'e ve Cumhuriyet'e olan hayranlığını dizelere döktüğü bir başyapıttır. İşte destanın tam metni:

CUMHURİYET DESTANI
Atatürk'tür Türkiye'nin ihyası
Kurtardı vatanı düşmanımızdan
Canını bu yolda eyledi feda
Biz dahi geçelim öz canımızdan

Sinesini hedef etti düşmana
Ölmüşken vatanı getirdi cana
Çekti kılıcını çıktı meydana
Gören ibret aldı meydanımızdan

Çekildi sancaklar dayanmaz canlar
Şarktan garba gitti Türk'teki şanlar
O kadar paşalar o zabitanlar
Ayrılmadı asla sağ yanımızdan

Dumlupınar Sandıklı'nın cephesi
Dağları yıkıyor topların sesi
Kahraman askerin hücum etmesi
Cihan sele gitti al kanımızdan

Kaçırdık düşmanı bulunmaz izi
Bir hücumda geçti öte denizi
Siyanet ettiler askerimizi
Vatan memnun kaldı zabitanımızdan

Şeyh Sait de yüzün tuttu isyana
Milletini hor baktırdı vatana
Fakir fukarayı boyadı kana
Öyle şeyhler çoktur külhanımızdan

Çağırdım Şeyh Said sağır mı diye
Başında sarığı değir mi diye
Tarttılar şeyhleri ağır mı diye
Haberin doğrulttun urganımızdan

Şeriatı düşündüler şerciler
Birtakım millete fesat verdiler
Her biri bir yerde hep geberdiler
Onlar kurtulmadı toplarımızdan

Aklı başınd'olan düşünür bunu
Şeriatçı oldu tüketen onu
Dağda belde fukaraya soygunu
Veren onlar idi vatanımızdan

Menemen mes(e)lesi geldi meydana
Orda birkaçları uydu şeytana
Mehdi diye kendi kendin urgana
Taktı kurtulmadı darlarımızdan

Gazi Paşa Haziretli bir kişi
Ne kadar cesaret tuttu bu işi
Sarmıştı vatanı düşman ateşi
Esirgedi bizi ziyanımızdan

İddiacı Türkiye'nin insanı
Çalışmakla kazandık biz vatanı
Aç kurt gibi parçaladık düşmanı
Şecaat görünce aslanımızdan

Kurtardık vatanı bu belalardan
Tiren hattı küşat ettik her yerden
Terrakk'etti mektebimiz hep birden
Teşekkür kazandık müşranımızdan

Hükümet de milletini kayırdı
Bir af etti hapisleri koyverdi
Adaletle tebligatlar duyurdu
Çok şeref kazandık bayramımızdan

Türkiye'yi adalette yaşattı
Dağları deldirdi demir döşetti
Millete bir altın kemer kuşattı
Haşa nankör olman devranımızdan

Aşık Veysel bunu böyle söyledim
Benden de yadigar bu kalsın dedim
Sözlerim yalan mı dinle efendim
Kürrei arz doldu hep şanımızdan
(Kaynak: Anadolu Erenleri Serisi - Aşık Veysel)

İstanbul Radyosu ve Kaçan Fırsat

Aşık Veysel, 45 gün sonunda Ankara'dan ayrıldı. Bir süre sonra İstanbul Radyosu'nda bir yayına katıldı. O dönem radyo, Anadolu'nun en ücra köşesine ulaşan tek kitlesel iletişim aracıydı.

Sesini duyanlardan biri de Mustafa Kemal Atatürk'tü. Atatürk, radyoda Veysel'in sesini duyunca etkilendi ve hemen emir verdi: "Bu aşığı bulun, getirin bana." (Anadolu Erenleri Serisi - Aşık Veysel, s. 52-55)

Ne yazık ki Veysel, yayını tamamladıktan sonra stüdyodan ayrılmıştı. Atatürk'ün emri, Veysel radyo binasında olmadığı için yerine getirilemedi. Aşık Veysel, bu kaçan fırsatı hayatı boyunca içinden atamadı.

Torununun Anlattıkları

Aşık Veysel'in torunu Halil Süzer, dedesinin bu yaşadıklarına çok içerlediğini ve Atatürk ile görüşemeden vefat ettiğini belirtir. (Anadolu Erenleri Serisi - Aşık Veysel, s. 52-55)

Unutulmayan Destan

Aşık Veysel, Atatürk'e okumak için yazdığı "Cumhuriyet Destanı"nı bir türlü okuyamadı. Ama bu destan, Veysel'in en önemli eserlerinden biri olarak kaldı. Bu hikaye, Aşık Veysel'in Cumhuriyet'e duyduğu inancı ve Atatürk'e olan hayranlığını gösterir. Görüşemedi ama sesi ulaştı.

Belgeselden Dinleyelim

Bu yazıda anlattığımız Aşık Veysel'in Atatürk'ü görme çabasını, onun hayatını ve sanatını daha yakından tanımak için bu belgeseli izleyebilirsiniz.

Video Yükleniyor...
VİDEOYU OYNAT
Aşık Veysel'in hayatı ve bu özel çabası üzerine bir belgesel.
Paylaş:f𝕏

🎤 Bu Yazıda Bahsedilen Sanatçılar

💬 Yorumlar

Buraya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.

Yorum Yaz

Yorumlar okunduktan sonra yayınlanır. E-posta isteğe bağlıdır ve yayınlanmaz.