Mızrap yok; tellerle ten buluşuyor.
Bağlama denince akla ilk gelen görüntü, sazın üzerinde hızla hareket eden mızraptır. Peki ya mızrap yoksa? Parmak uçlarıyla tellere vurarak, şaklatarak, adeta telleri konuşturarak çalınan bir bağlama... İşte bu tekniğin adı: şelpe.
Kulağa modern bir buluş gibi gelir ama değil. Şelpe, bağlamanın en eski çalınış biçimlerinden biri. Asıl hikâye, bu tekniğin nasıl unutulup nasıl geri geldiğinde saklı.
Şelpe Nedir?
Şelpe, bağlamada mızrap (tezene) kullanmadan, doğrudan parmaklarla çalma tekniğidir. Ama "elle çalmak" demek meseleyi çok basitleştirir; şelpenin kendi içinde ayrı ayrı teknikleri var: tarama, pençe, pıtlatma, tel çekme ve en yaygını olan parmak şelpe. İzlediğin videoların çoğunda gördüğün, sonuncusudur.
Temel mantık şu: sağ el az sayıda vuruş yapar, sesin büyük kısmını sol el üretir. Tel çekme, parmak vurma, çekme-çarpma... Böylece mızrapla çıkarılamayacak yumuşaklıkta geçişler, mızrapla yetişilemeyecek hızlar mümkün hale gelir.
Unutulan Değil, Susturulan Bir Gelenek
Şelpe hiçbir zaman tamamen kaybolmadı. Anadolu'da, özellikle Alevi dedelerinin saz geleneğinde yüzyıllardır yaşadı. Ama asıl sığındığı yer Teke yöresi oldu: Burdur, Antalya, Isparta, Denizli çevresinde, üçtelli denen küçük bağlama ailesi üyesiyle hiç kesintiye uğramadan çalınmaya devam etti.
Bu geleneğin yaşayan ustaları vardı ve çoğumuz adlarını bile duymadık: Ramazan Güngör, Hayri Dev... Şehirli müzik dünyası şelpeyi "keşfettiğinde", bu adamlar onu zaten ellinci yıldır çalıyordu.
Şelpeyi Kayda Geçiren Adam: Erol Parlak
Şelpenin bugün bir "teknik" olarak öğretilebiliyor olmasını büyük ölçüde Erol Parlak'a borçluyuz. Yıllarca Anadolu'yu dolaştı, bine yakın ezgi derledi ve Ramazan Güngör, Nesimi Çimen gibi ustaların elinden ne yaptıklarını tek tek çözdü.
1998'de "Türkiye'de El İle (Tezenesiz) Bağlama Çalma Geleneği ve Çalış Teknikleri" adlı tez çalışmasını tamamladı; kitabı 2000'de Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. Ardından Şelpe Tekniği Metodu 1 (2001, Ekin) ve Metodu 2 (2004, Alfa) geldi. Yani parmakla çalınan bir geleneği, notaya ve yönteme dönüştürdü.
Hasret Gültekin: Şelpeyi Halka Tanıtan Genç
Şelpeyi geniş kitlelere sevdiren isim Hasret Gültekin'dir. Parmaklarının tellere vuruşu, sesindeki o yanık tını... Ekranda şelpeyi ilk kez onun elinde gördü çoğu insan.
2 Temmuz 1993'te Sivas'ta, Madımak Oteli'nde hayatını kaybetti. Daha 22 yaşındaydı. Bu ülkede bir tekniğin en parlak temsilcisi, o tekniği ustalaştırmaya ömrü yetmeden gitti. Ama bıraktığı iz, bugün onlarca bağlamacının parmaklarında yaşıyor. O gün hayatını kaybedenlerin tam listesi burada.
Bağlamayı Filarmoni Sahnesine Taşıyanlar
Arif Sağ, şelpeyi popülerleştiren ve bir kuşağa öğreten isim oldu. 1995'te Erdal Erzincan ve Erol Parlak ile kurdukları bağlama üçlüsü, bu tekniği dünya sahnelerine taşıdı.
1996'da, Alman Cumhurbaşkanı Roman Herzog'un himayesinde, Köln Filarmoni Orkestrası eşliğinde Köln Filarmoni salonunda verdikleri konser büyük ilgi gördü; ardından Berlin ve Strazburg filarmoni salonlarında da sahne aldılar. Üç bağlama, bir senfoni orkestrasının karşısında.
Erdal Erzincan ise bu tekniği akademik disiplinle birleştirip modern bağlama icrasının merkezine yerleştirdi. Bugün şelpe denince akla gelen icraların çoğu, onun açtığı yoldan geçiyor.
Bir Kadın Eli: Özlem Özdil
Şelpe denince hep erkek ustalar sayılır. Ama bu tekniği en iyi icra eden isimlerden biri Özlem Özdil'dir.
1979'da Hannover'de doğdu, ilk bağlama derslerini babası ozan Dursun Özdil'den aldı. Ve hayatının kırılma noktalarından biri şu oldu: Almanya'da bir konserde Hasret Gültekin ile tanıştı. Yani bu sayfada anlattığımız iki isim, gerçek hayatta birbirine dokunmuş. Hasret'in götürdüğü şelpe, bir başka elde devam etmiş.
Şelpe Nasıl Öğrenilir?
Dürüst olalım: şelpe, mızraptan zordur. Parmak kaslarını geliştirmek, tellere doğru açıyla vurmak, tınıyı sürekli kılmak uzun bir çalışma ister. Ustalar da genellikle şunu söyler: önce mızrabı öğren. Bağlamaya hakim olmadan şelpeye girişmek, yürümeden koşmaya benzer.
Başlıca kaynaklar:
- Erol Parlak — Şelpe Tekniği Metodu 1 (2001, Ekin) ve Metodu 2 (2004, Alfa)
- Erol Parlak — Türkiye'de El İle (Tezenesiz) Bağlama Çalma Geleneği ve Çalış Teknikleri (2000, Kültür Bakanlığı)
- Arif Sağ & Erdal Erzincan — Bağlama Metodu (2 cilt); şelpe bölümleri içerir
Bunların yanında bugün YouTube'da onlarca usta ders veriyor. Ama şunu unutma: kitap da video da yolu gösterir, yolu senin parmakların yürür.
Bağlamanın Evrensel Dili
Şelpe, bağlamanın sınırlarını genişletti. Parmakla çalınınca bağlamada caz da olur, klasik batı müziği de. Gitarda buna yakın bir yaklaşıma "tapping", bas gitarda "slap" deniyor — birebir aynı değil ama akrabalar.
Yani mesele bağlamayı başka müziklere benzetmek değil; bağlamanın zaten o kadar geniş bir çalgı olduğunu görmek. Teke yaylasındaki üçtelli ile Köln Filarmoni sahnesindeki bağlama, aynı tekniğin iki ucu.
Son olarak:
Bir şelpe kaydı aç ve gözünü kapat. Duyduğun ses, Teke yaylalarından Köln Filarmoni'ye uzanan yüzlerce yıllık bir yolun sesi. Bu tekniği yaşatanların türküleri arşivimizde sizi bekliyor.