
Bir “Güvercin Tedirginliği”nin Ağıdı: Güvercinleri De Vururlar
Selda Bağcan’ın 2008 yılında Ulus Müzik etiketiyle yayınladığı bu albüm, Anadolu’nun kadim kederini ve toplumsal vicdanın sesini tek bir nefeste topluyor. Albüme adını veren eser, Hrant Dink’in “güvercin tedirginliği”ne sıkılan kurşunların yarattığı o derin sessizliği bozan bir adalet çığlığıdır.
Bu albüm; sadece notalardan değil, bu topraklarda vurulan güvercinlerin, yarım kalan hikâyelerin ve hiç susmayan türkülerin hafızasından oluşuyor.
Albümün Manevi Haritası:
Hrant Dink’e Vefa: Albümün ruhu, bir güvercinin masumiyetine ve kaybına yakılan o büyük ağıtla (Güvercinleri De Vururlar) şekilleniyor.
Şiir ve Bestenin Buluşması: Behçet Necatigil’in dizeleri, Selda Bağcan’ın bestesiyle birleşerek edebi bir anıta dönüşüyor.
Kültürel Derinlik: Seferberlik türkülerinden Magusa Limanı’nın acı hatırasına, Kerbela’nın mateminden Mehmet Özcan’ın özgün ezgilerine ve Kürtçe türkülerin samimiyetine uzanan devasa bir kültürel mozaik.
“Güvercinleri vurdular; ama seslerini bu albümle ölümsüz kıldılar.”