ESERLERİ

YAZDIĞI / ŞİİRLERİ

    İlk Yıllar ve Müzikal Köken
    Özlem Özdil, 1979 yılında Almanya’nın Hannover kentinde dünyaya geldi. Müziğe olan yolculuğu, babası ve ilk hocası olan ozan Dursun Özdil’den aldığı bağlama ve repertuvar dersleriyle başladı. Geçmişin köklü mirasını bugünün gerçekleriyle yoğurarak gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu henüz genç yaşlarda omuzladı.

    Eğitim ve Ustalarla Tanışma
    İyi bir müzik eğitimi almak amacıyla Türkiye’ye gelen sanatçı, bu süreçte prodüktörü ve eğitimcisi Sinan Çelik’in denetiminde sanatını disiplinle şekillendirdi. Halk müziğinin duayen isimleri olan Musa Eroğlu, Güler Duman, Çetin Akdeniz ve Güray Hafiftaş ile gerçekleştirdiği ortak çalışmalar, onun müzikal kimliğinin olgunlaşmasında büyük rol oynadı.

    Hasret Gültekin ve Şelpe Tekniği
    Özdil’in sanat hayatındaki en önemli kırılma noktalarından biri, Almanya’da bir konserde genç ozan Hasret Gültekin ile tanışması oldu. Gültekin’in “şelpe” (pençesiz/tezenesiz çalma) tekniğinden derinden etkilenen sanatçı, çalışmalarını bu yöne kaydırdı. Bugün şelpe tekniğinde dünya çapında resitaller verecek düzeyde bir ustalığa ulaşmış durumdadır.

    Anadolu Kadınının Sesi
    Özlem Özdil’i özel kılan bir diğer nokta, literatürde erkek egemen görünen aşık geleneği içerisinde duru bir kadın sesi olarak var olmasıdır. Anadolu kadınının ninnisini, ağıtını, zılgıtını ve gurbet bekleyişini sesinde birleştiren sanatçı, deyiş ve nefesleri en yalın haliyle dinleyiciye ulaştırır.

    Sanat Anlayışı
    “Bağlama icrasında yürüdüğüm yol hiç bitmedi, bitmeyecek” diyen sanatçı, bugün hâlâ arşiv kayıtlarından yeni tınılar keşfetmeye ve her gün saatlerce bağlama çalmaya devam etmektedir. İzleyicilerinin de dediği gibi; “Bir Anadolu kadınının eline bağlama ancak bu kadar yakışabilir.”

    “Gönül köprüsü kurdum, uzakları yakın ettim, > Bir ince telin sesinde, koca bir ömrü tükettim.”