ESERLERİ
- ♫ A kızım sana potin alayım mı?
- ♫ Açılın Kapılar Şah’a Gidelim
- ♫ Ağgül Seni Camekanda Görmüşler
- ♫ Ali Ali Der De Dönersin
- ♫ Arif Sağ Belgeseli
- ♫ Aşık olan maşuğunun aşkına
- ♫ Asker Ağam [ Uzun Hava ]
- ♫ Ayrılık Hasretlik
- ♫ Baydığın başında duman ırımaz
- ♫ Beğenmez
- ♫ Ben Ne Biçim Serseriyim
- ♫ Beni hor görme kardaşım
- ♫ Benim kurbanlarım
- ♫ Beyim Gözün Aydın Olsun
- ♫ Bilene danış
- ♫ Bir Avcı Avladı Beni
- ♫ Bir dost bir post yeter bana
- ♫ Bir Güzelin Âşığıyım Erenler
- ♫ Biz insanlar
- ♫ Bu yıl bu dağların karı erimez
- ♫ Bu yola talip ol
- ♫ Bugün Bayram Günü Derler Alem Eğlenir
- ♫ Bugün bize pir geldi
- ♫ Bülbül havalanmış yüksekten uçar
- ♫ Buldu dert beni
- ♫ Bütün insanlardan arzumuz vardır
- ♫ Çığrışır Bülbüller
- ♫ Çıktım yücesine seyran eyledim
- ♫ Çoktan beri yollarını gözlerim
- ♫ Deli gönül hangi dala konarsın
- ♫ Derdi güzel ağlama
- ♫ Derdim çoktur hangisine yanayım
- ♫ Derdimi Dökersem Derin Dereye
- ♫ Dersim Dört Dağ İçinde
- ♫ Dillerde kaldım
- ♫ Dost yarası
- ♫ Dostlarım
- ♫ Dostun cemali
- ♫ Dostun Dergahı
- ♫ Duygular dönüştü söze
- ♫ Efendiler Bağı
- ♫ Efsaneyim
- ♫ Ela gözlü pirim geldi
- ♫ Ellerini çekip benden
- ♫ Elma attım
- ♫ Erisin Dağların Karı
- ♫ Ervah-ı Ezelde Levh-i Kalemde
- ♫ Erzurum’da bir kuş var
- ♫ Evlerinin önü ufacık yokuş
- ♫ Ezel bahar olmayınca
- ♫ Ezo gelin
- ♫ Feridem
- ♫ Gel dilber ağlatma beni
- ♫ Geldim şu alemi ıslah edeyim
- ♫ Gelin canlar bir olalım
- ♫ Gine dertli dertli iniliyorsun
- ♫ Gitme turnam gitme dağlar dumandır
- ♫ Gönül ne gezersin seyran yerinde
- ♫ Gönülden Bir Kelam
- ♫ Gül yüzlü sevdiğim neme gücendin
- ♫ Gülyüzlü sevdiğim ecel kapımı
- ♫ Güne reyhan ekerim
- ♫ Gurbet elde bir hal geldi başıma
- ♫ Gurbeti ben mi yarattım
- ♫ Güzel seni çok özledim
- ♫ Güzeller bezenmiş toya giderler
- ♫ Harabat Ehliyiz
- ♫ Hasretinle beni
- ♫ Her Sabah Her Sabah Cumbuşa Gelir
- ♫ Her sabah her seher ötüşür kuşlar [ Duaz-ı İmam ]
- ♫ Hop Çerkez
- ♫ İçmişem sarhoşum bugün
- ♫ Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
- ♫ İnsan olmaya geldim
- ♫ İnsana muhabbet duydum duyalı
- ♫ İşte geldim işte gittim
- ♫ Kalksak Bu Yerlerden
- ♫ Kaşların İnce Mince
- ♫ Kimsesi yok garip garip
- ♫ Kipriğin kaşına değdiği zaman
- ♫ Küçük Yaşta Gurbet Elde
- ♫ Kula kulluk yaraşır mı?
- ♫ Küstürdüm Barışamam
- ♫ Makam-ı hüseyin – vah hüseyin
- ♫ Mavilim / Mavişelim
- ♫ Mektup selam söyle
- ♫ Memleketten Haber Bekleyenim Var
- ♫ Mevlam bir çok dert vermiş
- ♫ Mürvete Geldim
- ♫ Nazar kıl gönlüm şehrine
- ♫ Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım
- ♫ Nedir bu telaşın nedir kederin
- ♫ Nurhak Semahı
- ♫ O kaş o göz
- ♫ Odam kireç tutmuyor
- ♫ Ötme bülbül ötme
- ♫ Ötüşün Kuşlar
- ♫ Sarı gelin
- ♫ Seher yeli
- ♫ Seher Yıldızı
- ♫ Şen değil gönlüm şen değil
- ♫ Şen olasın Ürgüp
- ♫ Serçeşme
- ♫ Sevenlere gönül verdim
- ♫ Sivas ellerinde sazım çalınır
- ♫ Siyah Perçemini
- ♫ Siyah saçlarında hatem yüzlerin
- ♫ Söğüdün Erenleri
- ♫ Şu Dağlar
- ♫ Şu yüce dağların karı eridi
- ♫ Sunam
- ♫ Uyur idik uyardılar
- ♫ Vardım Kırklar Kapısına
- ♫ Yağmur Yağar
- ♫ Yar Ali yar
- ♫ Yarim için ölüyorum
- ♫ Yavaşça
- ♫ Yetiş carımıza İmam Hüseyin
- ♫ Yetiş pirim Hızır yetiş
- ♫ Yine dosttan haber geldi
- ♫ Yol ver dağlar
- ♫ Yozgat sürmelisi
- ♫ Yüceden mi geldin sen seher yeli
YAZDIĞI / ŞİİRLERİ
VİDEO KLİPLER
ALBÜMLERİ
1945 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesi Dağlı Köyü’nde dünyaya gelir. 3-4 yaşlarından itibaren kendisini babasının değirmeninde bulur. Müzikle ilk tanışması burada olur. Sanatçı bu süreci şöyle anlatır;
“Tek bir ses, suyun sesi. Su altta pervanelere vurur. Pervanenin dönerken çıkardığı ses ve bir de iki taşın birbirine sürtmesinin sesi birbirine karışır. O sesi değiştiren tek yabancı unsur vardır. O da kocaman, şakşak denen ağaçtır. Ağacın üzerine nal çakarlar. Taş döndükçe ona sürter, ara sıra taşın çakılları değer, şangır şungur sesler çıkarır. Yani düz sesi bir ritimle, değişik seslerle bozar. Değirmende bu sesleri sürekli dinlemek zorundasınız. Taşlar devamlı döner ve şakşak dediğimiz ağacın üstündeki o nalların sesi değirmen taşına müzikte duyduğun ritmi verir. Ve orada hayal kurarsın, rüya görürsün… Orkestralar yönetirdim orda kendimce. Müziği ben oradan hatırlıyorum. Müziğe kafamı taktığım, müzikle diyalogu kurduğum yıllar o yıllardır…”
Değirmentaşı ve su sesinin uyumu Arif Sağ’ın dinlediği ilk orkestradır. 5 yaşında kavalla, 6 yaşında ise gramofon ve plakla tanışır. Bağlamayla 7 yaşında iken Erzincan’da ‘Kumaş Dede’nin dükkanında tanışır. Burası öyle bir dükkandır ki bağrında Davut Sulari, Aşık Daimi, Ali Ekber Çiçek, Aşık Beyhani, Kemter Yusuf v.b. yetiştirmiştir. 14 yaşına kadar aşıklık geleneğini öğrenip deyişler söylemeye başlayan sanatçı, sonraki yıllarda İstanbul’a gelir ve Aksaray Musiki Cemiyeti’nde Nida Tüfekçi’nin öğrencisi olur.
Bu dönemlerde müzikal altyapısını oluşturma dönemidir. 1960 ve 70’li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yıllarıdır. Arif Sağ’ın, bu dönemin toplumsal hareketlerinin müzikle bağdaşan yanlarından çok, piyasadaki ve resmi kurumlardaki müzik uygulamalarına ağırlık verdiği söylenebilir. İlk plağı “Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün”ü bu dönemde, 1963’te çıkarmıştır. 1965’de İstanbul Radyosu’na bağlama sanatçısı olarak girer.
Bu yıllarda Sağ’ın piyasadaki faaliyetleri de devam etmektedir. 45’lik plak dönemi olarak adlandırılan ve yaklaşık 20 yıl devam eden bu sürecin en parlak simalarındandır Arif Sağ… Bu süreçte 45’in üzerinde plak, 200’ün üzerinde beste yapar. Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanında, – yine bu dönemde- bestelerini de pek çok sanatçıya okutur. Yapılan müzik bugünkü terminolojiyle bir tür arabesk- fantazi benzeridir; bestelerinde ise yerel motifleri çok sık kullanır.Bu da onun halk müziğinden kopamadığı gerçeğinin bir başka göstergesidir.
1975’de kurulan “İstanbul Devlet Türk Müziği Konservatuarı”na “öğretim üyesi” olarak giren Arif Sağ, halk müziği ve bağlama konusundaki akademik çalışmalarını da bu dönemde başlatır. 1982’de konservatuardan ayrılarak, kendi adına “Arif Sağ Müzik Evi”ni kurar. Bu arada Musa Eroğlu, Muhlis Akarsu ve Yavuz Top gibi bağlamanın diğer ustalarıyla Muhabbet serisinin ilk albümünü hazırlar. Uzun bir zamana yayılan bu birlikte çalışma, beş albüm ortaya çıkarır.
1982 yılında İstanbul’da Şan Tiyatrosu’nda ilk ‘Bağlama Resitali’ni verir. Sonrasında bu dönemlerde Avrupa’nın bir çok ülkesi ile Uzakdoğu’da (Japonya’da) halk müziğimizi ve halk çalgımızı tanıtıcı çalışmalar yapar.
Ülkemizde müzik alanında kişisel renklere ve üstün yeteneklere sık rastlanmasına rağmen, bağlama çalgısında bir ekol yaratan sanatçı sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. İşte bunlardan birisi ve -şimdilik – sonuncusu Arif Sağ’dır. Bağlamaya teknik bakımdan hakim olduğu kadar Arif Sağ’ın icrası, yerel tavırlar, repertuar ve duygu bakımından da zenginliklerle doludur. Halk müziği ve bağlama alanında özgün arayışlarını yoğunlaştırarak sürdüren Arif Sağ, bir dönem (1987-1991) parlamentoda “milletvekili” olarak bulunan ilk sanatçıdır.
5 Mayıs 1996’da Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Roman Herzog’un desteği ile Köln Flarmoni Orkestrası ile Köln Flarmoni Salonu’nda verdiği konserle Anadolu müziğinin batıya tanıtılmasına ciddi katkılar koymuştur.
1996 yılında Köln Senfoni Orkestrası eşliğinde Erdal Erzincan ve Erol Parlak ‘la birlikte Köln’de verdiği konser büyük ilgi görür ve yine aynı yıl Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen özel ödülü alır. Arif Sağ, sazında günlük yaşamın ekmek-su gibi doğal bir parçası sayılan Anadolu Aleviliği’nin “aşık-ozan” geleneği ortamında yaşayarak yetişmiştir.
Son olarak 21. 01. 2000 – 05. 02. 2000 tarihleri arasında, İspanya’nın ünlü Flamenko gitaristi Toma Tito ile Avrupa’nın 12 ayrı şehrinde konserler vererek bağlamanın yurt dışında tanınmasını ve hak ettiği övgüyü almasını sağlamıştır.
Sanatçı evli ve iki çocuk babasıdır.









